» MHP Milletvekili Lütfü Kaşıkçı'dan Alman Basınına Sert Cevap

MHP Milletvekili Lütfü Kaşıkçı'dan Alman Basınına Sert Cevap

Geçtiğimiz günlerde Alman Gazetesi Spiegel’de yayınlanan ABD Başkanı Donald Trump’ın eski DAEŞ’la mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk’un kaleme aldığı ve bölücü terör örgütü PKK/PYD-YPG’nin sözde lider kadrosunda yer alan Ayşe Hiso ‘nun ‘’Afrin’e Dönüş’’ hayallerini içeren makaleye MHP Hatay Milletvekili LÜTFİ KAŞIKÇI sert tepki gösterdi .
Paylas
MHP Milletvekili Lütfü Kaşıkçı'dan Alman Basınına Sert Cevap
Ekonomi - 25 Nisan 2019, Perşembe 20:01:26
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İşte O Açıklama:

Türkiye’nin, Suriye ve Irak’ın kuzeyinde oluşturulmaya çalışılan terör koridoruna izin vermemek adına başlattığı Fırat Kalkanı ve Zeytindalı Harekatlarını her defasında küstahça eleştiren Alman basını yeni küstahlıklarına bu defada Hatay’ı da dahil ederek devam etti.

Öncelikle geçtiğimiz günlerde Almanya merkezli Spiegel gazetesinde yayınlanan söz konusu yazıda ki Türkiye aleyhtarı küstahlıkları dile getirerek asıl cevabımıza geçmenin faydalı olacağına inanıyorum. Söz konusu yazıda;

            Suriye’de terör örgütü PKK/PYD-YPG işgali altında bulunan bölgelere Türk Silahlı Kuvvetlerinin düzenlediği Fırat Kalkanı ve Zeytindalı Harekâtları “işgal” olarak ifade ediliyor.

            Aynı zamanda örgütün sözde lider kadrosunda bulunan Ayşe Hiso’nun “Afrin’e dönüş” hayallerinin de haberleştirildiği yazıda Hatay’ında bir dönem Suriye’ye bağlı olduğunu ve daha sonra Türkiye’ye ilhak ettiğini Afrin’in de aynı kaderi yaşamasını istemedikleri ifade edilmektedir.

            Yazıda aynı zamanda ABD Başkanı Donald Trump’ın eski DEAŞ’la Mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk’ün geçtiğimiz günlerde Foreign Affairs için kaleme aldığı ve çocuğu gibi besleyip büyüttüğü PKK/PYD-YPG’nin geleceğine ilişkin endişelerini dile getirdiği makaleye de atıflarda bulunulmuştur.

            Yazının devamında ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye’nin kuzeyini uzun vadeli olarak işgal etmek ve coğrafyanın demografik yapısını değiştirmek istediği de belirtilmiştir.

Türk ve Türkiye düşmanlığında sınır tanımayan Alman basını bulduğu her fırsatta kinini kusmakta mahir olduğu elbette tarafımızdan bilinen bir gerçektir. Alman basınının tıpkı bu son yazıda olduğu gibi baştan aşağı yalan ve küstah haberlerle asıl maksatlarının diğer birçok Avrupa ülkelerinde ki basın ile birlikte terör örgütlerinin sözcülüğünü yapmak olduğu aşikardır.

Söz konusu yazıda Türkiye’ye atılan iftiralara gelirsek;

İşgal olarak belirtilen Fırat Kalkanı ve Zeytindalı Harekâtı Türkiye’nin Meşru Müdafaa Hakkı çerçevesinde yürütülmüş ve Türkiye’nin sınır güvenliğini tehdit eden unsurlara karşı düzenlenmiştir. Harekâtın PKK/KCK/PYD/-YPG ve DEAŞ terör örgütlerini etkisiz hale getirmek amacıyla düzenlendiği her defasında yetkililer tarafından dile getirilmiştir. Türkiye her iki Harekâtı da uluslararası hukuk ve kararlar doğrultusunda yürütmüştür. Öyle ki BM sözleşmesinin 51. Maddesinde yer alan “Meşru Müdafaa Hakkı” ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin terörle mücadeleye yönelik kararları kapsamında uluslararası hukuktan kaynaklanan haklar, Türkiye’nin bu Harekâtlara başlamasında en önemli dayanağı olmuştur. Tüm dünyanın gözü önünde icra edilen bu Harekâtlar esnasında sadece teröristlere ait hedeflerin vurulduğu, sivil ve masum kişilerin zarar görmemesi için her türlü dikkat ve hassasiyetin gösterildiği ortadadır. Sivil ve masum hassasiyeti gözetilmesi aynı zamanda hareket boyunca birçok şehit vermemize ve güvenlik güçlerimizin yaralanmasına sebep olmuştur. Uluslararası hukuka bu kadar bağlı kalınarak ve yüksek düzeyde sivil hassasiyeti gözetilerek icra edilen bu harekâta işgal demek ancak aymazlık tabiri ile ifade edilebilir. Türkiye gerek Fırat Kalkanı gerekse Zeytindalı Harekâtları öncesi uluslararası camiadaki tüm muhataplarına sınırlarının ötesinden gelen terör tehdidini dile getirmiş ve bu konuda yardım talebinde bulunmuştur. Ancak terörün hedefinde olan ülke Türkiye olduğunda batı her zaman ki bilindik tavrını takınıp yaşananlara sessiz kalmıştır.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin Afrin’de ne işi var? Sorusuna sıkça muhatap olduğumuz bu günlerde bu soruya Hatay üzerinden yaşanmışlıklarla karşılık vermek bu küstah yazının bir öznesinin de Hatay olması hasebi ile uygun düşecektir diye düşünüyorum. Bölücü terör örgütü PKK’nın uzun yıllardır Hatay ili sınırları içerinde bulunan Amanos Dağlarında faaliyette bulunduğunu ve bu faaliyetleri neticesinde Hataya ve Hataylılara ne denli sıkıntı yaşattığı tüm bölge insanımızın hafızasında tazeliğini korumaktadır. Bu sebepten dolayı Zeytindalı-Afrin Harekâtınının Türkiye açısından nasıl Meşru Müdafaa Hakkını savunmak olduğunu anlamanın en iyi yolunun Hatay’da yaşananları doğru anlamaktan geçtiğine inanıyorum. Meselenin iyi anlaşılması için ise öncelikle doğru sorunun sorulması gerekmektedir.Bizce doğru soru ise Neden Afrindeyiz sorusundan önce yıllarca Afrinin Hatay’da ne işi vardı olmalıdır. Bu sorunun cevabına yönelmek neticeyi isabetle tayin etme açısından son derece önemlidir. Gelin Afrin kaynaklı terör örgütü PKK’nın Hatay’daki terör faaliyetlerine şöyle bir bakalım.

24.03 2004 tarihinde Hatay İli Erzin ilçesinde yola döşenen mayının patlaması sonucu 1 Tedaş görevlisi şehit edilmiştir.

26.03 2004 tarihinde Hatay İli Erzin ilçesinde arazi taraması yapan Güvenlik Görevlilerine terör örgütü tarafında açılan ateş sonucu 1 askerimiz yaralanmıştır.

14.05 2004 tarihinde Hatay İli Hassa ilçesinde yola döşenen mayının patlaması sonucu 1 vatandaşımız şehit edilmiştir.

13.06.2004 tarihinde Hatay ili Dörtyol İlçesi Kapulu Köyü Tohtak Yaylası mevkiinde yol yapım çalışması yapan özel bir şirkete ait şantiyenin bölücü terör örgütü tarafından basılması sonu 3 Köy Korucusu şehit edilmiş 1 Köy Korucusu ile 1 sivil vatandaşımızda yaralanmıştır.

15.06.2004 tarihinde Hatay ili Hassa İlçe Emniyet Amirliğine yapılan silahlı saldırı sonucu 1 Güvenlik Görevlisi şehit edilmiştir.

13.08.2004 tarihinde Hatay ili Dörtyol İlçesi Horu Yaylası Mevkii’nde terör örgütü mensupları İle Güvenlik Güçleri arasında çıkan silahlı çatışmada 1 polisimiz şehit edilmiştir.

14.09.2004 tarihinde Hatay ili Dörtyol İlçesinde yola döşenen mayının patlaması sonucu 1 Güvenlik Görevlimiz yaralanmıştır.

11.05.2005 tarihinde Hatay ili Hassa İlçesi Söğüt Köyü mevkiinde bulunan Turkcell Verici İstasyonunda meydana gelen patlama olayı sonucunda 1 şirket çalışanı ağır yaralanmıştır.

25.04.2006 tarihinde İlimiz İskenderun İlçesi Sarıseki Beldesi Değirmendere Mevkiinde Güvenlik Güçleri tarafından yapılan arazi arama/tarama faaliyetleri neticesinde terör örgütü mensupları tarafından döşenen mayının patlaması sonucu 1 asker yaralanmıştır.

26.06.2006 tarihinde Hatay ili Erzin İlçesi Kocadüz Yaylası Mevkiinde seyir halindeki bir otomobile bölücü terör örgüt mensupları tarafından ateş açımlısı sonucu 1 vatandaşımız yaralanmıştır.

27.06.2006 tarihinde Hatay ili Erzin İlçesi Kocadüz Yaylası Mevkiinde bölücü örgüt mensupları tarafından yola döşenen mayının patlaması sonucu 1 Güvenlik Görevlimiz yaralanmıştır.

23.04.2007 tarihinde Hatay ili Hassa İlçesi Aktepe Beldesi Hacılar Köyü Mevkiinde Güvenlik Güçleriyle terör örgütü mensupları arasında çıkan silahlı çatışmada 1 Güvenlik Görevlisi şehit edilmiştir.

01.09.2007 tarihinde Hatay ili Belen İlçesi Karnıkara Mezrası Mevkiinde Güvenlik Güçleriyle terör örgütü mensupları arasında çıkan silahlı çatışmada 1 Güvenlik Görevlisi yaralanmıştır.

20.09.2008 tarihine Hatay ili Dörtyol İlçesi Kapulu Köyü Mevkiinde Güvenlik Güçlerince yapılan arazi arama ve tarama faaliyetleri sırasında, bölücü terör örgütü tarafından açılan ilk ateş sırasında 2 Güvenlik Görevlisinin yaralanmıştır.

27.11.2008 tarihinde Hatay İli İskenderun İlçesi Denizciler Beldesi Otoyol Turnike Girişinde bölücü terör örgütü mensuplarınca açılan ateş sonucu 2 Polis Memuru şehit edilmiş 1 Polis Memuru ve 3 vatandaşımız da yaralanmıştır.

07.08.2009 tarihinde Hatay İli İskenderun İlçesi Arsuz Beldesi Domuztaşı Mevkiinde bir grup terör örgütü mensubuyla Güvenlik Güçleri arasında çıkan silahlı çatışmada 1 Asker şehit edilmiş 1 askerimizde yaralanmıştır

29.05.2010 tarihinde Hatay ili Merkez Kisecik Köyü Sarıgöl Mevkiinde Eti Krom Madencilik Şirketine ait şantiye terör örgütü mensuplarınca yapılan silahlı saldırı sonucunda 1 Özel Güvenlik Görevlisinin şehit edilmiş 2 Özel Güvenlik Görevlisi ise yaralanmıştır.

30.05.2010 tarihinde Hatay ili İskenderun İlçesi bulunan Deniz Komutanlığına bağlı Şehit Remzi İlboğa Kışlası İkmal Destek Komutanlığında görevli askerlerin nöbet değişimi sırasında terör örgütü mensupları tarafından roketatar ve uzun namlulu silahlarla yapılan saldırı sonucu 6 askerimiz şehit olmuş ve 7 askerimiz de yaralanmıştır.

26.07.2010 tarihinde Hatay ili Dörtyol İlçesinde terör örgütü mensuplarınca Polis otosuna uzun namlulu silahlarla yapılan saldırı sonucu 4 Polis Memuru şehit edilmiştir.

09.11.2010 tarihinde Hatay ili Arsuz İlçesi Kurtbağı Köyü Mevkiinde terör örgütü mensuplarıyla Güvenlik Güçleri arasında çıkan silahlı çatışma sonucu 1 askerimiz yaralanmıştır.

13.10.2011 tarihinde Hatay ili İskenderun ilçesi Denizciler mahallesinde bulunan Şehit Kazım Şengül Polis Merkezi Amirliğine bölücü terör örgütü mensupları tarafından düzenlenen silahlı saldırı sonucunda 1 Polis Memuru şehit edilmiş 2 Polis Memuru da yaralanmıştır.

13.08.2012 tarihinde Hatay ili Erzin İlçe Merkezinde bölücü terör örgütü mensupları tarafından Güvenlik Görevlilerimize ateş açılması sonucu 1 Polis Memurumuz yaralanmıştır.

18.06.2012 tarihinde Hatay ili Belen İlçesi Mezarlık Mevkiinde bölücü terör örgütü mensupları tarafından Güvenlik Güçlerimize açılan ilk ateş sonucu 1 Asker şehit edilmiş 1 Askerimizde yaralanmıştır.

15.04.2012 tarihinde Hatay İli İskenderun İlçesi Karayılan Mahallesinde bulunan Jandarma Komando Birliğine bölücü terör örgütü mensuplarınca yapılan roketli ve silahlı saldırı sonucu 3 Askerimiz yaralanmıştır.

17.05.2012 tarihinde Hatay ili Dörtyol İlçesi Bülke Yaylası Mevkiinde bölücü terör örgütü mensupları İle Güvenlik Güçleri arasında çıkan silahlı çatışma sonucunda 3 Güvenlik Görevlimiz şehit edilmiştir.

 

14.07.2012 tarihinde Hatay ili İskenderun İlçesi Akarca Köyü Mevkiinde bölücü terör örgütü mensupları ile çıkan silahlı çatışmada 1 Gönüllü Köy Korucumuz şehit edilmiştir.

30.09.2012 Tarihinde Hatay İli Kırıkhan İlçesi Güzelce Jandarma Karakoluna bölücü terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilen roketli ve uzun namlulu silahla saldırı sonucunda 3 Güvenlik Görevlisi yaralanmıştır.

14.08.2015 tarihinde Hatay ili İskenderun İlçesine Bağlı Sarıseki Mevkiinde bölücü terör örgütü mensuplarınca daha önce yola döşenmiş mayına basma suretiyle 2 vatandaşımız yaralanmıştır.

25.03.2016 tarihinde Hatay ili Kırıkhan ilçesi Bektaşlı Mahallesi Mevkiinde bölücü terör örgütü mensupları ile Güvenlik Görevlilerimiz arasında çıkan silahlı çatışma sonucunda 2 Askerimiz yaralanmıştır

09.07.2017 tarihinde Hatay ili İskenderun ilçesinde Polis Uygulama Noktasında görevli polislerimize bölücü terör örgütü mensupları tarafından uzun namlulu silahlarla ateş açılması sonucu 2 Polis Memuru şehit edilmiştir 1 Polis Memurumuz da yaralanmıştır.

 

Afrin kaynaklı terör örgütü PKK’nın Hatay’da 1994-2019 yılları arasında gerçekleştirdiği eylemlerin yalnızca bir kısmını burada sizlerle paylaştım.Paylaşılan bu veriler dahi tek başına ne denli yoğun bir mücadele verildiğinin kanıtıdır.Bölücü terör örgütü mensuplarınca Hatay’da yapılan bu alçak saldırılarda 30 şehit verilmiş ve 41 Güvenlik Görevlimiz ve vatandaşımız yaralanmıştır. Afrin şehir merkezindeki kamplarda her türlü ideolojik ve askeri eğitimden geçtikten sonra yasadışı yollarla ilimize gelip terörist eylemlerini alçakça gerçekleştiren PKK, Hataylıların büyük acılar yaşamasına sebep olmuştur. Hatay, Afrin de yuvalanan bu terör örgütü eliyle hem can hem de mal kaybına uğramıştır. Bölge insanımızın sadece can kaybına değil aynı zamanda ekonomik olarak da kalkınmasının önünde ciddi bir set oluşturan PKK yüzünden kaç maden ocağı kullanılamaz hale gelmiş nice iş makineleri yakılmış Devletimiz tarafından ilimize getirilmesi planlanan nice projelerin hayata geçmesi geciktirilmişti. Vatandaşlarımız yaylalarını uzun yıllar kullanamamış eşsiz doğa güzelliği kış ve yayla turizmine açılamamıştır. Netice itibari yıllarca Devletimiz tüm Türkiye de olduğu gibi Hatay’da da terörü bataklığında kurutmaktan ziyade başına bela olan teröristle kendi sınırları içerisinde mücadele etmiş ancak bıçak kemiğe dayanmış ve artık sınırları dışından kaynaklanan terörist faaliyetlere son vermek adına uluslararası hukuka uygun askeri seçenekleri gündemine almıştır. Bu minvalde de Zeytindalı Harekâtı kapsamında yıllarca Hataya ve Hataylılara büyük acılar yaşatmış terör örgütünün inine girilmiş ve son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar mücadele devam etmiş ve nihayetinde bölge tüm terör örgütlerinden temizlenmiştir.

Ancak ne hazindir ki; Hatay açısından uzun yıllar böylesine acı ve kayıplarla geçerken hiçbir yabancı basında Afrin de yuvalanmış terör örgütü sorgulanmamış ve bu örgütün Hatay da yol açtığı acıya ve gözyaşına değinilmemiştir. Öyle ya bu acıyı ve gözyaşını hissetmek ve paylaşmak için masum olmak gerekir. Ancak siz bugün dahi bu acı ve gözyaşına sebep olanlarla iş birliği içerisindesiniz.

Söz konusu yazıda ele alınan bir diğer hususta ise yıllarca Afrin de terör örgütü üst düzey yöneticiliği yapan sözde lider kadrosunda bulunan Ayşe Hiso’nun yaptığı açıklamalarda görülmektedir. Ayşe Hiso Afrin’in kaderinin Hataya benzememesi gerektiğini ve bunun önlenmesi için Afrin’deki Türk Silahlı Kuvvetleri varlığına son verilmesi gerektiğini ifade etmektedir.

İşte tam bu noktada da Hatay’ın kaderi nasıl ki Afrin’in kaderi de öyle olacak sorusunun cevabına bakmakta fayda görülmektedir. Uzun uzadıya Hatay tarihi ile kimseyi sıkma niyetinde değilim ancak sırasıyla Selçuklu ve Osmanlı idaresi altında uzun süre bulunmuş bir coğrafyadan bahsettiğimizi evvela belirtmek gerekir. Suriye’nin neredeyse tamamı 9 asır boyunca Türk kimliği ile bilinen Devletler tarafından yönetilmiştir.1.Dünya savaşı sonucu 31 Ekim 1918 de imzalan Mondros Anlaşması ile çekilmek zorunda olduğumuz topraklara Fransa bir süre hâkimiyet kurmaya çalışsa da başarılı olamamıştır. Fransa hâkimiyeti altında esir hayatı yaşayan Hatay ise büyük bir uğraş ve Hataylıların azmi ile Türkiye’ye yeniden bağlanmıştır. Kısa süreli bu ayrılık yabancı iki unsurun birleşmesi değildir. Zaten 9 asır hâkimiyetimiz altında bulunan ecdat yadigârı ata topraklarının 1.Dünya Savaşı sonucunda oluşan çetin şartlar bitene kadar ayrı kalmasıydı. Savaş sonrası yaşanan zorluklar Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde verilen destansı bağımsızlık mücadelesi ile neticelenmiş ve Türk Milleti düştüğü yerden tekrar ayağa kalkmayı başarmıştır. Ayağı kalkan Türkiye ise kısa bir süreliğine çekilmek zorunda kaldığı toprakların içerisinden Hatayı tekrar kendine bağlamayı başarmıştır. Sonuç olarak Ayşe Hiso ve benzeri isimlerin kendilerine yeni bir tarih yaratmaya çalıştıklarını gözlemlemekteyiz. Ancak bunun nafile bir çaba olduğu da apaçık ortada durmaktadır. Türk Milletinin o coğrafyada ki geçmişini inkar etmek evvela tarih bilimine saygısızlık olur. Nitekim söz konusu coğrafyadan Türk Milletinin ismini çıkarttığınız an elde kalacak olan sadece bomboş sayfalar olacağını belirtmekte fayda görüyorum. Ayşe Hiso gibilerin geçmişlerinin de bu kadim milletin oluşturduğu büyük medeniyetin bir kenarında yaşadığı gerçeği de ortadadır. Gelelim Ayşe Hiso’nun söz konusu yazıdaki düşüne: Afrin’in kaderi Hatayın kaderine benzemesin hezeyanına. Bu hezeyana en güzel cevabı sığındığı ve sözcülüğünü üstlendiği batının önemli gördüğü bir siyaset adamının cümlesi ile karşılık vermenin  doğru  olacağı kanaatindeyim.”Ne kadar geriye bakabilirsen o kadar ileriyi görürsün. (Churchill)”Başta Ayşe Hiso olmak üzere yeni bir tarih oluşturma hevesindeki tüm çevrelere bahsettikleri coğrafyada gelecekte ne olacağını ve kendilerini neyin beklediğini daha iyi görmeleri açısından tıpkı Churchill’ın belirttiği gibi geçmişe bakmalarını tavsiye etmekteyim.

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Foto GaleriTÜMÜ
Video Galeri
Video GaleriTÜMÜ

ÇOK OKUNANLAR

SON EKLENENLER

ŞANS OYUNLARI


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

Gazeteler:

Hava Durumu


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ :

Bekleyiniz
İçerik Yükleniyor...

SON YORUMLAR

BURCLAR


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

FaceBook

E-Posta Listesine Katıl

E-Posta Adresi:

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber Kritik- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber Kritik Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin haberkritik@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir