» Stockholm Ve Maraş Sendromu

Stockholm Ve Maraş Sendromu

23 Ağustos 1973 günü Stockholm’de bir bankayı soymak üzere basan soyguncular 4 banka görevlisini 6 gün rehin tuttu
Paylas
Stockholm Ve Maraş Sendromu
Sizden Gelenler - 16 Mayıs 2019, Perşembe 19:12:15
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

23 Ağustos 1973 günü Stockholm’de bir bankayı soymak üzere basan soyguncular 4 banka görevlisini 6 gün rehin tuttu. Soyguncular banka personeline iyi davrandı, aralarında iyi ilişkiler oluştu; Rehineler polisin bankayı basacağını fark edip soyguncuları uyardılar; Daha sonra mahkemede soyguncular aleyhine ifade vermek istemediler, savunma ücreti için para topladılar. Olay, “soyguncular bankadan para çalamadılar ama bazı insanların kalbini çaldılar” biçiminde yorumlandı…

Bir banka çalışanı kadın ise soygunculardan birine aşık olur. Aşık olduğu adamın tüm mahkeme masraflarını karşıladı ve  aleyte ifâde vermedi. Hani hep deriz ya "celladına aşık olmak" bu öyle bir sendrom işte...

Psikiyatrlar buna "Travmatik İnfantilizm'' adı da vermekte. 'Travmatik İnfantilizm' durumu da kişinin hayatını tehlikeye sokan kişiye yakınlaşmasına ya da onun davranışlarını taklit etmesine yol açabilmekte imiş.

Bizim ülkede de buna benzer bir sedrom var, "biat sendromu."

Biat kültürü, lidere kayıtsız, koşulsuz bağlı insanlar yetiştirir. Bu insanlar sorgulayamaz, başkaldıramaz, itiraz edemez. Bu insanlar sorgulayanları, itiraz edenleri başkaldıranları da asla hoş karşılamaz. Hatta sorgulayanları, itiraz edenleri, başkaldıranları liderden önce onlar cezalandırmaya girişir. Sorgulayamayan, başkaldıramayan, itiraz edemeyen insanlar buluş yapamazlar. Dünyanın en iyi okullarında, en iyi hocalarla okusalar bile buluş yapacak, teknoloji geliştirecek, teoriye katkıda bulunacak adımlar atamazlar. Çünkü önceliklerinde hep bağlı oldukları lider ve onun düşünce sistemine biat vardır. Bu önceliğe aykırı düşünceleri geliştiremezler ve dolaysıyla mevcudu devam ettirir, yeni bir şeyleri çıkaramazlar.

Biat kültürü ile özdeşleşen kişilerde bu durumun yaşanmasındaki en büyük etken beyinin tehlikeye karşı koruma kalkanı oluştururken ortaya çıkan teslimiyet duygusundan kaynaklanıyor olmasıdır. Cehalettir kaynağı!
***

Osmanlıda, paradigma değişimini algılayamamıştı. Rönesans ve reformun getirdiği aydınlanmaya giremediği ve biat kültüründen çıkamadığı, eğitimi bu paradigma değişimine göre örgütleyemediği için sanayi devrimini es geçti. Batıda her gün yeni şeyler icat edilip teknolojide dev adımlar atılırken Osmanlı, medrese eğitimini reforme edemedi. Buna karşılık görünürde değişikliklere yol açan bir takım hukuksal düzenlemeler yapmaya çalışsa da başarılı olamadı. Altyapısı olmayan bu düzenlemeler, topluma pek bir şey katamadı. Asıl olarak eğitimi, aydınlanma çağının gereklerine göre düzenleyemedi.
***
Gelelim Maraş sendromuna...

Bir akademisyen Özcan Pehlivanoğlu ile Türkiye'nin ahvalini konuşurken, "Maraş Sendromu" yaşıyoruz diyerek izah etmiş ve tepkilerden çekinmese bunu bir akademik çalışma olarak yayınlamak istediğini söylemiş.

Nedir "Maraş Sendromu?" 
Bildiğiniz gibi Maraş 22 Şubat 1919'da işgal edilmiştir. Çakmakçı Sait ve Sütçü İmam olayı ise 31 Ekim 1919'da meydana gelmiştir. Yani halk 8 aydan fazla bir süre işgale ses çıkarmamış ancak bir hamamdan çıkan Müslüman Türk kadınlarının örtüleri Fransız-Ermeni haydutlar tarafından çıkarılmaya çalışılınca direniş başlamıştır. Demek halkın değer yargılarında ve bilinç altında kadına ait örtünün fevkalade büyük bir önemi vardır. Memleket işgal edilmiş tık yok ama iş başörtüsüne gelince dünya düşmana dar ediliyor. İşte burada oturup iyi düşünmek gerekiyor!
Şimdi bizim dert yandığımız işleri edenler; halk için bu derece önemli olan başörtüsünün önemini kavrayıp, onu kullanarak veya istismar ederek bu işleri ettiler vede bu konu üzerinde dış güçlerce epey gayret sarf edilerek uygun zemin yaratıldı. (Özcan Pehlivanoğlu)

Siz ne anlatırsanız anlatın, vatan satıldı deyin, istikbal mahvoldu diye söyleyin kimsenin umurunda değil. Açlık varmış, yoksulluk varmış, emekli sürünüyormuş, dünyanın en pahalı etini ve sebzesini yiyormuşuz, geçmediğimiz köprülerin parasını ödüyormuşuz, maddi ve manevi işgal edilmişiz, işsizlik almış başını gitmiş; bunların hiç bir önemi yok! Baş örtüsü sorunu halloldu ya, her şey tamamdır!

Memlekette yolsuzluk, rüşvet, adam kayırma, adaletsizlik var mı? Olsun! Kuran Kursları, İmam Hatipler ve İlahiyat Fakülteleri açıldı ve çelik gibi bir Diyanet oluştu ya, daha ne istiyorsunuz? Din de böylece elden gitmiyor? Bize ne olan bitenden!

Bana göre "Maraş sendromu" dediğimiz şey "toplumsal psikoloji" üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur.

Kişi bütün yönlerden kuşatılmış, yaşama dair yapması gereken sorumlulukları yapamaz, verilmesi gereken tepkileri veremez hale gelmiş, işlevselliği yok olmaya başlamış, edilgen ise fiziksel, zihinsel ve ruhsal açıdan tehlike çanları çalmaya başlamış demektir.

Tükenmişlik her açıdan kişiyi kuşatmaya başlamıştır. Bu çok yönlü kuşatmanın fiziksel, zihinsel ve duygusal belirtileri sessiz yığınlardır.

Son söz...

Psikolojik ya da sosyolojik açıklamaların hepsinde mevcut ortak bir noktadan söz edilebiliriz. Kendini seçeneksiz hisseden birey, yeni şartlarına adapte olur. Çünkü her bir canlı türü için hayatta kalmanın odak noktası, çevreye uyum sağlamaktır. Bu çevresel şartlar ne kadar sıra dışı olursa, birey de o kadar sıra dışı bir uyum yapmaya çalışır. Birçok durumda da sağladığı uyum sadece davranışsal boyutta kalmaz, duygusal bir dönüşüm de geçirir.

Tavsiyem "Londra sendromu" olsun.

Selametle.
Yaşar Kiraz/Konya 15 Mayıs 2019

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Foto GaleriTÜMÜ

İLGİNİZİ ÇEKECEK HABERLER

Video Galeri
Video GaleriTÜMÜ

ÇOK OKUNANLAR

ŞANS OYUNLARI


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

Gazeteler:

Hava Durumu


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ :

Bekleyiniz
İçerik Yükleniyor...

SON YORUMLAR

BURCLAR


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

FaceBook

E-Posta Listesine Katıl

E-Posta Adresi:

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber Kritik- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber Kritik Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin haberkritik@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir