Haber Kritik
Bugün Seçim Olsa Oyunuzu Kime Verirdiniz?
CIP 0 - CRZ 0
CUMHUR İTTİFAKI
65
MİLLET İTTİFAKI
65

Toplam Oy:130

» FETÖ'nün Siyasi Ayağı

FETÖ'nün Siyasi Ayağı - Prof.Dr. Ali Osman Engin

Paylas
FETÖ'nün Siyasi Ayağı
22 Şubat 2020, Cumartesi 21:56:46
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Türk kamuoyunda bu aziz millete 15 Temmuz gibi bir ihanet kalkışmasını yaşatan Fetullahçı terör ve istihbarat örgütünün siyasi ayağına dönük operasyon yapılması konusunda tartışmalar devam ediyor. Bu tartışmalarda özellikle iktidar ve muhalefet çevrelerinin birbirlerini suçlayarak, bu ayağı tutunduğu yerden kesemeyeceklerini acizane ve bu yapının hışmına uğrayan birisi olarak ortaya koymak istiyorum. Bu ihanet şebekesinin ne olup ne olmadığını anlamadan, bir siyasi ayak uydurarak iki ayağının yanına üçüncü ayağı eklemiş olmaktan öte bir şey yapılamaz. Bu örgüt yaşayan ve her durumda kendini yenileyen bir yapıya sahiptir. Siz o yapının siyaset ayağına dokunma niyetinizi ortaya koymaya çalışırken ve bunu da bahse konu tartışmalarla sürdürürken, adeta çok boyutlu hücresel bölünmelerle aklınızın alamayacağı bir yetenekle izini kaybettirmektedir. Geçmişe nüfuz eden değerlendirmelerle aradığınız FETÖ’nün siyaset ayağını bulmuş olsanız bile o bulduklarınız sadece yenilenen ve halihazırda cari olan ayaklara ulaşmanızı sınırlayan ve hatta imkânsızlaştıran bir hamle olacağı kaçınılmazdır.

Şüphesiz ki onlara da ulaşılması ve hesap vermeleri arzu edilir. Ancak bundan bile yararlanabilen bir istihbarat örgütünün tam olarak siyasi ayağının deşifre olması için; özellikle bu konuda uzun bir zamandır çalışan, teoriler geliştiren, onların kumpaslarına düşürülmeye çalışılan ve hatta düşürülen tecrübe ve deneyim sahibi gerçek vatan evlatlarından oluşacak bir ekip çalışmasının yapılması gerekir. Bu ekibin işi bu konuda geçmiş, şimdi ve gelecekle bu konuda derinlemesine çalışmak ve ulaşılan bilgi ve belgeleri sonuç tam olarak alınıncaya kadar kesinlikle medyayla paylaşılmaması olacaktır. İşte o zaman onların birbirini doğuran stratejik hamlelerini engelleyebilirsiniz.

FETO’ nun siyasi ayağını anlamak için Türkiye’ deki Nurculuk yapısını çok iyi değerlendirip analizler yapmalısınız. Bunu yaparken de kavramlara yüklenen anlamları değiştirmeden, amasız ve fakatsız açık ve net olarak doğrudan değerlendirmeler yapmanız gerekir. Bunu ifade ederken, hiç kimseyi töhnet altında bırakmak istemiyorum. Şüphesiz özellikle Erzurum’da rahmetli Mehmet KIRKINCI Hoca efendinin ve onun talebelerinin FETO istihbarat örgütünden ayırt edilmesi gereği düşünülebilir. FETO terör örgütü kendisinin Nurculuk geleneğinden geldiğini ve Saidi Nursi’nin eserlerinden beslendiğini ifade ediyor. Geçmişe dönük eylem ve söylemlerde de bu ifadeyi destekleyen unsurlara fazlasıyla rastlanmaktadır. Bu gelenekte hiçbir zaman doğrudan siyasete yer vermemek vardır. Ancak siyasetin gücünden ve getirilerinden azami ölçülerde yararlanmak vardır. Bu hep öyle olmuştur ve emin olunuz şu an itibariyle de aynısı zorlanmaktadır. Çünkü “Euzubillahimineşşeytani siyaset” şeklinde ifadeler kullanmışlardır. Bu ifadenin doğrudan siyaset olarak algılanması, ama dolaylı olarak seçilenlerin en üst düzeyde sağlayacakları katkılara da devamlı açık olmuşlardır. Bunu sağlamak için her yolun mubah olduğu düşüncesi hakim olmuştur. Daha önceki yönetimlerde bizzat bu cemaat tarafından; “olsun adı onların ama tadı bizimdir” dediklerine defa defa şahit olmuşumdur. Bu yapıların siyasi otoritelerden her zaman tüm beklentileri karşılanmıştır. Örneğin Rahmetli Süleyman DEMİREL’ den olabildiğince yararlanmışlar ve kendisini dost olarak tanımlamışlar, ancak daha sonra ise masonlukla suçlamışlardır. Yine rahmetli Bülent ECEVİT’ ten de önemli bir siyasi ve kurumsal destek almışlardır. Şimdi bu noktada Süleyman DEMİREL’in veya Bülent ECEVİT’ in FETO’ cu olduklarını söylemek doğru bir yaklaşım olmayacaktır.

Mevcut iktidarın da paralel yapıyla olan ilişkisi bence en fazla o çerçevedendir. Önemli olanın bu yapının sızdığı devletin kılcal damarlarından sökülüp atılmasıdır. Bu istihbarat örgütü her dönemde yaptığı gibi bu dönemde de belki daha fazla kazanımlar elde etmiştir. Ancak yiğidi öldür ama hakkını yeme hesabı bu yapıyla siyasi otorite olarak ilk ve tek etkili mücadele veren bu hükümettir. Bunu hiç kimse inkâr edemez. Yeterli olmadığı, noksanların olduğu, daha şöyle, daha böyle olmalı şeklinde yapıcı eleştiriler olabilir. Ancak nasıl bir terör örgütüyle karşı karşıya olduğumuz düşünüldüğünde, ne yaparsanız yapın, mutlaka noksan ve yeterli olmayacaktır. Çünkü bu mücadele dinamik ve canlı bir süreç olarak yönetilebilir. BU örgüt aynı zamanda birbirinden tamamen bağımsız modüllerden oluşuyor. Bir modüle ulaşmak diğer tüm modüllere ulaşmak anlamına gelmez. Gelinecek her noktadan sonrası için yeniden değerlendirme ve analizler yapılarak ortaya çıkacak olan her durum için yeniden vaziyet alınmalıdır. FETO’ nun siyasi ayağı işte bu bakış açısıyla aranmalı ve mutlaka gizlilik esası getirilmelidir. Paylaşıldığı zaman tüm çalışmaların ve cari olan elemanların tamamının yakalanmış olması beklenir. Çünkü bir sonraki hamlenin yapılmasına fırsat asla verilmemelidir. Bu aynen bakteri ve antibiyotik mücadelesine benziyor. Sürekli ve rastgele antibiyotik kullanırsanız, akıllı bakteriler direnç kazanır ve o antibiyotiği devre dışı bırakırlar. Daha etkili ve yeni bir antibiyotik geliştirmeniz gerekebilir. Veya daha etkili bir cerrahi müdahale söz konusu edilmelidir.

15 Temmuz sonrası özellikle yazılı ve görsel medyada itirafçıların FETO şovlarına şahit olduk. Bendeniz o zaman da bu durumu dile getiren yazılar yazdım. Yapılanlar çok profesyonelce hazırlanmış algı operasyonlarıydı. Adil ÖKSÜZ’ ün MİT ajanı olduğu söylemini yayanların yaratılmak istenen algının farkında olup olmadıklarını söyleyemem ancak FETO’cuların bunu yayarak 15 Temmuz akşamı yapılan kalkışmanın yine kendilerinin ortaya attıkları gibi bir kontrollü darbe olduğu imajıdır. FETO ile mücadele edebilmek için tüm bunların en ayrıntılı bir biçimde bilinmesi zorunludur.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin en başında olan bir komutanın FETO ve çetesi ile ilgili çok önemli detaylara ulaştıktan sonra, gereğini yapmak için elindeki askeri gücü hatta örtülü veya açık olarak kullanmasının önünde bir engel yoktu. Diğer yandan yine geçmiş dönemlerin emniyet genel müdürlüğü yapanların ve emniyet istihbarat müdürleri dönemleriyle ilgili FETO bilgileri verirken emniyet imamlarından ve onların faaliyet alanlarından bahsediyorlar. Bahse konu olan yaşantı, tecrübe ve deneyimlerini de yazdıkları kitaplarında anlattıklarını belirtiyorlar. Demek bu muhterem müdürler o makamları; elde ettikleri bilgileri saklayıp kitap yazmak için kullanmışlardır. Halbuki elde ettiklerini söyledikleri bilgiler çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve Türk Milletinin geleceğini kurtarmak için her türlü operasyon yapma kuvvet ve kudretine sahiptiler. Bu müdürler maalesef görevlerini yapmadıkları gibi, daha önceki durumları gibi 15 Temmuz sonrası da algı operasyonlarının parçaları olmuşlardır. İşte bu müdürler ve o komutanlar neden öyle davrandıklarının mantıklı, inandırıcı ve ahlâklı açıklamalarını yapmak zorundadırlar.

O dönemlerde ağızlarını açamayanların şu an itibariyle siyasi iktidar olarak çok önemli bir düzeyde verilen FETO mücadelesi yürütülürken, ülkemizin etrafında bir ateş çemberi oluşturulurken, Suriye’de Irak’ta her gün dengeler yeniden değişirken, kısacası ülkemizin gerçekten bir beka meselesi yaşanırken, karar alıcıların çok daha güçlü olmalarının sağlanması için birlik ve beraberlik içerisinde olunmasının gerektiği bir dönemde Allah korusun devlet zafiyeti oluşturacak tutum ve davranışlardan kaçınılması tartışılmaz bir gerçekliktir. Konuşulması gerekenler yeri ve zamanı geldiğinde mutlaka konuşulur. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır. 15 Temmuzdan yine 15 - 20 yıl öncesinden itibaren bu paralel terör örgütü ve uzantılarıyla mücadele ettim ve ediyorum. Doktoramı bitirdikten sonra canımdan çok sevdiğim Erzurum’ da kadro alamadım ve sürgün yiyerek Kars’a gittim. Ama devletim, milletim ve onurum için verdiğim mücadeleden vazgeçmedim ve yılmadım. Tek başımaydım ve gözümü kırpmadım. Elbette ki bin bir türlü kumpas ve saldırılara maruz kaldım. Ama Allah’ıma güveniyordum ve bir gün mutlaka adaletin tecelli edeceğine inanıyordum.

Çok çabaladım, sesimi kendi sınırlarımın dışına duyuramadım. Ama başarılı olduğuma kesinlikle inanıyorum. Devlet devletliğini yapmıştır ve İnşallah yapmaya da devam ediyor. Yazılı ve görsel medyada bu konuları işleyen yazar ve çizerlere dikkat ediyorum, birkaç istisna hariç havanda su döğüyorlar. Kendi yanlışlarını doğru ve başkalarının doğrularını da yanlış diye yutturmaya çalışıyorlar. FETO’nun siyasi ayağını ararken, aradıklarını söyledikleri yerlerde kendilerini kaybettiklerini görebiliyorum. Bu örgüt hem belden, hem kafadan ve hem de karından bacaklı ve ayaklı, gri psikolojik harp tekniklerini çok iyi bilen çok katmanlı bir istihbari terör örgütüdür. Bu örgütün siyasi ayaklarını ararken önce kafadaki ayaklara ulaşılmalıdır. Ancak onlar kontrol altına alındıktan sonra karındaki ve beldeki ayaklara rahatlıkla ulaşılabilir. Ben eminim ki devlet erki bu konuda gece gündüz çalışıyor. Bizlere düşen bireysel ve toplumsal düzeyde farkındalık düzeyimizi yükseltmek ve aziz milletimize ve devletimize sahip çıkmaktır. FETO terör örgütü kendi paralelleri olan yapılar ve tüm terör örgütleriyle beraber yeni kumpaslarını hazırlıyor. Geçmişte Rus uçağının düşürülmesi, Rus elçisinin katledilmesi, kozmik büroya girilerek en hassas devlet sırlarının ifşa edilmesi ve elde ettikleri gizli bilgileri terör örgütüne servis ettikleri ve bu bağlamda infazlar yapılmasına imkân sağladıkları düşünüldüğünde, bundan sonraki davranış biçimlerinin bunların hepsinden daha etkili olabilecek kalkışmalar şeklinde olabileceği düşünülmelidir. O gün Rus uçağını düşürerek ve Rus elçisine suikast düzenleyerek sanki Rusların karşısındaymış gibi izlenim veren örgütün bugün Ruslarla ve tüm terör örgütleriyle yan yana ve koyun koyuna olmaları beklenmelidir. Sanıyorum öyle de olmaktadır.

Rabbim Milletimizi ve devletimizi korusun.

Prof. Dr. Ali Osman ENGİN

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Foto GaleriTÜMÜ
Video Galeri
Video GaleriTÜMÜ
Bugün Seçim Olsa Oyunuzu Kime Verirdiniz?
CIP 0 - CRZ 0
CUMHUR İTTİFAKI
65
MİLLET İTTİFAKI
65

Toplam Oy:130

ÇOK OKUNANLAR

ŞANS OYUNLARI


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

Gazeteler:

Hava Durumu


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ :

Bekleyiniz
İçerik Yükleniyor...

SON YORUMLAR

BURCLAR


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

FaceBook

E-Posta Listesine Katıl

E-Posta Adresi:

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber Kritik- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber Kritik Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin haberkritik@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir