Haber Kritik
» 100 Yıl Önce Türkler ve Kürtler TBMM’de Tek Vücut Oldu.

100 Yıl Önce Türkler ve Kürtler TBMM’de Tek Vücut Oldu. - Yılmaz KOÇ

Paylas
100 Yıl Önce Türkler ve Kürtler TBMM’de Tek Vücut Oldu.
22 Şubat 2021, Pazartesi 13:47:17
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Lozan Konferansı’nda birinci önemli mesele Osmanlı İmparatorluğunun borçlarıydı. Bu mesele Türk murahhaslarının istedikleri gibi sonuçlandı.

İkinci önemli nokta ise, bir Ermeni yurdu için ısrar edilmesiydi. Müttefiklerin bir Ermeni yurdu davası çıkarmak istediklerini gören murahhas Rıza Nur Bey, böyle bir hayalin dile getirilmesini duymak bile istemedi. Kâğıtlarını toplayarak bu görüşmelerin yapıldığı tali komisyonu terk etti[1].

17 Mart 1921 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, Kürdistan ile ilgili bir genel görüşme yapıldı. Bu görüşmede Kürdistan meselesi diye bir mesele mevcut olmadığına dair Doğu vilayetlerinden gelen telgraflar okundu.

Meclisi yöneten Başkan, son günlerin hadisesi durumuna gelen Kürdistan meselesi ile ilgili olarak Kürt kardeşlerimize böyle bir meselenin olmadığına dair telgraflar göndermişlerdir, bunlardan bir tanesini okuyalım diyerek bir telgrafın okunmasını istedi. Okunan telgraf şu şekildedir.

Ankara’da Büyük Millet Meclisi Riyaseti Celilesine

Kürtler, küçük lokmanın pek kolay yutulacağını vaktinden çok evvel anlamışlardır. Türk birliğinden ayrılmak zihniyetinde bulunanları Kürtler kendi milletlerinden saymazlar. Kürtlerin mukadderatı, Türkün mukadderatıyla beraberdir. Biz Kürtler, Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetinden başka kurtarıcı beklemediğimiz gibi, İtilaf devletlerinden merhamet dilenmeye tenezzül etmiyoruz. Misak-ı Milli dâhilinde sulh yapılmasını temin için bütün varlığımızla hükümetimize yardım edeceğimizi, Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti dâhilinde Kürtlüğün ayrı bir unsur olarak bilinmesini hiçbir zaman işitmek istemediğimizi arz ve başarılar temenni ederiz[2].

Telgrafa imza atanlar şunlardı: İzoli Aşireti Reisi Hacı Fıya Sebati, Aluçlu Aşireti Reisi Mehmet, Bariçkan Aşireti Reisi Halil, Ülemayı Ekrattan Bekir Sıtkı, Bükler Aşiret Reisi Hüseyin, Ülemayı Ekratttan Rüştü, Ülemayı Ekrattan Avni, Eşrafı Ekrattan İzdelili Fehim, Ülemayı Ekrattan Halil, Curdı Aşireti Reisi Mehmet, Zeyve Aşiret Reisi Halil, Ülemayı Ekrattan Hafız Mehmet, Deyükan Aşireti Reisi Hüseyin, Eşrafı Ekrattan Hüseyin, Eşraftan Nail, Eşraftan Bulutlu İsmail, Eşraftan Sadık, Eşrafı Ekrattan Zebuhlu Halil.Bu telgraf okunduktan sonra Hariciye Vekâletine havale edildi.

24 Mart 1921 tarihinde, tekrar Kürdistan meselesinin mevcut olmadığına dair muhtelif yerlerden telgraflar olduğu bildirildi.

Meclis Başkanı, Kürdistan meselesinin mevcut olmadığına dair telgraflar diyerek, bu telgrafların nerelerden geldiğini teker teker okudu.

Bunların, Midyat’ta Salhan Aşireti Reisi Ramazan Ağa’dan, Çemişgezek Belediye Müfettişliğinden, Hüseyinkeyf Aşireti ve ahalisinden, Şirvan Müdafaai Hukuk Cemiyetinden, Kangal’da Canikli Aşireti Reisi Mustafa Bey ile arkadaşlarından, Bitlis Müşayihinden Abdülbaki Efendi ve arkadaşlarından, Palo ahalisinden, Bitlis Müşayihten Şeyh Alâeddin ve arkadaşlarından, Hizan’da Salahaddin Ağa’dan, Ahlât Eşrafından, Şirnak eşrafından, Şirnak Aşiret Reislerinden, Hısnımansur Ahalisinden, Kâhta Aşiret Reislerinden geldiğini bildirdi[3].

Türkiye Büyük Millet Meclisine bu konuda telgraflar gelmeye devam etti.

31 Mart 1921 tarihinde Malatya Milletvekili Fevzi Efendi, bu telgraflara, eğer Meclise gönderilmişse cevap yazılması gerektiğini söyledi. Oturumu yöneten Başkan, bu telgraflardan bir tanesinin okunmasını istedi.

Ankara Büyük Millet Meclisi Riyaseti Celilesine

Altı buçuk asırdır ki, Türkiye idaresinde rahat ve refah içinde yaşıyoruz. Hiçbir zaman Türkiye’den ayrılarak ayrı bir hükümet kurmak, Kürtlerin hatırına gelmemiştir. Tarihimiz, dinimiz ayrılık kabul etmeyecek bir manevi ve maddi mahiyet ile birbiriyle iç içedir. Kürdistan namına konferansta söz söyleme yetkisi, yalnız Büyük Millet Meclisi hükümetini temsil eden Türkiye heyeti üyelerine aittir. Onlardan başka Kürdistan namına söz söylemek isteyen herhangi bir Cemiyet ve ferde tarafımızdan hiçbir vakit yetki ve vekalet verilmemiştir. Memleketimizin vaziyetiyle, tarihiyle ve iktisadıyla, bir Ermenistan idaresine az çok benzetilmekten pek uzak olduğunu bütün hakseverler tasdik ederler. Binaenaleyh, öyle bir hayal ile uğraşmayacağımızı ve konferans heyeti azasından kati surette ümitli olduğumuzu heyet üyelerine bildiririz.

Telgrafa imza atanlar şunlardı: Belediye Reisi Arif, Eşraftan Mütevellizade İsmail, Müşayihten Şeyh Eyüp, Ulemadan Yusuf.

Telgrafın okunması bittikten sonra Yozgat Milletvekili İsmail Fazıl Paşa, telgrafların nerelerden geldiğini sordu.

Başkan, Çapakçur, Genç ve birçok yerden diye cevap verdi. İsmail Fazıl Paşa, Bitlis’ten, Siirt’ten, Süleymaniye’den mesela deyince, Başkan da her taraftan geldi diyerek, İsmail Fazıl Paşa’yı tasdik etti. Kütahya Milletvekili Cemil Bey de, Başkan Bey, Meclis namına bunlara teşekkür yazılmalı efendim dedi[4].

Böylece Kürdistan meselesi olmadığına dair görüşmeler de bu çerçevede bitti.

Lord Kurzon’un, Lozan Barış Konferansındaki beyanatında, Kürtlerin cahil kişiler olduğunu, yoğun olarak yaşadıkları yerlerden, Büyük Millet Meclisi’ne seçilen Kürt Milletvekillerini de MustafaKemal Paşa’nın seçtiğini ifade etmesi üzerine, Meclis kürsüsünden Lord Curzon’a seslenen Kürt Milletvekilleri böyle bir şeyin olamayacağını, cahilliğin ise, böyle bir isnadı Kürtlere yakıştıran Lord Curzon’a layık olduğunu dillendirmişlerdi.

25 Ocak 1923 tarihinde Mecliste bu konu üzerine müzakere açıldı, Türk ve Kürt Milletvekilleri Lord Curzon’un Lozan’daki beyanatına şiddetle karşı çıktılar.

İlk sözü Bitlis Milletvekili Yusuf Ziya Bey alarak, Lozan Barış Konferansında, müzakereler esnasında İngilizlerin Başmurahhası Lord Curzon’un Kürt arkadaşlara tecavüz, taarruz ve hakaret etttiğini ifade etti. Lord Curzon’un Kürdistan’dan gelen Milletvekillerini, Mustafa Kemal Paşa’nın tayin ettiğini söyleyerek, bu Milletvekillerini küçük düşürdüğünü beyan etti.

Yusuf Ziya Bey, Lord Curzon’un, Kürt Milletvekilleri için cahil ve Kürtleri temsil etmediğini söylediğini, cehaletin kıstası İngiliz siyasetine uymamak ise cahilliği kabul ettiğini belirtti. O, Milletvekillerinin tayin ile değil seçim ile Meclise geldiklerini, İngiltere’de Milletvekilleri atamayla göreve geliyorsa, bu kıyaslamanın normal olduğunu iddia etti.

Yusuf Ziya Bey’in sözünü bazı Milletvekilleri keserek desteklediler.

Yusuf Ziya Bey, arkadaşlar burada, Millet Meclisi’nde Mustafa Kemal Paşa’nın tayin ettiği Milletvekilleri yoktur diyerek sözlerine devam etti. Lord Curzon gibilerin milleti Mustafa Kemal Paşalarla tanıyorlarsa aldanmış olacaklarını, hala burada Mustafa Kemal Paşalara kudretler, kuvvetler ve birçok yetkiler yakıştırarak, burada bir Meclis değil, bir Paşa olduğunu sanıyorlarsa çok hata ettiklerini belirtti.

Mecliste, kanaatinde hür, oyunda hür Milletvekilleri olduğunu söyleyerek, Paşa Hazretlerinin buradaki Milletvekillerine nazaran sadece hürmete mazhar olduğunu ifade etti.

Yusuf Ziya Bey, Birinci Dünya Savaşından sonra Osmanlı İmparatorluğu’nun işgaller altında çırpındığı bir anda Büyük Millet Meclisi’nin açılması için Milletvekilleri seçimleri yapıldığını, Kürtlerin de hiç bir tazyik altında kalmadan bu seçimlere katıldıklarını söyledi.

Eğer Kürtler ayrılık, gayrılık gütseler, bu seçimlere katılmayarak bu düşüncelerini göstereceklerini belirtti. Kürt vatandaşların, bu kanaatlerini bir noktada topladığını, onun da Türklerle geleceğini birleştirmek olduğunu ifade etti.

Yusuf Ziya Bey, onun için İngiliz siyasetini ve Lord Curzon gibileri susturacaklarını, buna Allahın şahit olduğunu, hakkını hukukunu talep edenlerin yardımcısının Hazreti Allah olduğunu beyan etti.

Bu konuşmadan sonra Muş Milletvekili Hacı İlyas Sami Efendi söz aldı.

Hacı İlyas Sami Efendi de İngiliz siyasetini ve Lord Curzon’un sözlerini lanetledi. Basra Limanı’nda İngilizlerin astığı bir levhadan söz etti. Bu levhada; “Kimse yanılarak bize fenalık etmesin, biz o zaman cahillerden daha cahil oluruz” yazdığını belirterek, Kürt Milletvekillerine cahil diyen kişilerin önce kendilerine bakması gerektiğini ifade etti.

İlyas Sami Efendi, Kazım Karabekir Paşa’nın, Elviyei Selase’de kazandığı zaferde bayrağını, mızrağını, atını oynatanın, kanını dökenin Kürt ırkı, Kürt kavmi olduğunu, Yunanlılarla savaşırken de Kürtler ile Türklerin asil kanının döküldüğünü ve fedakarlıklar yaptıklarını söyledi.

Hakkari Milletvekili Mazhar Müfit Bey ise, tarihin pek basit bir olayından, adı geçen İngiliz diplomatının haberi olmadığına değindi.

Bu kişinin Kürdistan’ın hükümdarı İdrisi Bitlisi’nin, Yavuz Sultan Selim’e biat ettiğini, Selahattin-i Eyyübi’nin, Kürt olduğunu ve Kürtlerin Turaniyasil olduğunu, ayrıca Kürtlerin Türklerin amcazadesi olduğunu, Türklerle birlikte yaşadıklarını bilmediklerini ifade etti. Bunları bilmiyorsa Curzon’un diplomat olamayacağını belirtti.

Ayrıca Mazhar Müfit Bey, İngiltere ve Curzon gibi düşünenlerin amacının petrol membalarını yutmak için bu oyunu oynadıklarını söyledi.

Daha sonra söz alan Erzurum Milletvekili Hüseyin Avni Bey ve Kırşehir Milletvekili Müfit Efendi de daha önce konuşan arkadaşlarına katıldıklarını bildirdiler. Onlarla aynı doğrultuda sözler söylediler.

En son söz alan Şer’iye Vekili Vehbi Efendi ise, arada Türklük ve Kürtlükten bahsedildiğini, bu Mecliste Türkün ve Kürdün olmadığını, İslamiyet olduğunu ve İslamiyet içinde cahil bir kişi bulunmadığını beyan etti.

Lord Curzon’a bir çift sözü olduğunu ifade eden Vehbi Efendi, İngilizlerin Kürdistan’ı, Ermenistan’a ilhak etmek için yağdırdıkları paraları, cahillikle suçladığı Kürdistan halkının nasıl reddettiğini belirtti.

Bu görüşmelerin sonunda, verilen takrirlerin bir kısmının dünyaya tekzip maksadıyla ilan edilmesi, bir kısmının ise Lozan’daki heyete teşekkür içerdiği görüldü.

Bunların da dikkate alınarak, Hariciye Vekâleti kanalıyla, Lozan Barış Konferansındaki heyetimize lazım olan talimatın verilmesi, yapılan oylamada kabul edildi[5].

  1. Ali Naci Karacan, Lozan Konferansı ve İsmet Paşa, Maarif Matbaası, İstanbul, 1943, s.165.

  2. TBMM ZC, D: 1, C: 9, B: 8, s.132,133.

  3. TBMM ZC, D: 1, C: 9, B: 11, s.214.

  4. TBMM ZC, D: 1, C: 9, B: 14, s. 280,281.

  5. TBMM ZC, D: 1, İçtima: 180, C: 26, s.505-511.

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Foto GaleriTÜMÜ
Video Galeri
Video GaleriTÜMÜ

ÇOK OKUNANLAR

ŞANS OYUNLARI


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

Gazeteler:

Hava Durumu


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ :

Bekleyiniz
İçerik Yükleniyor...

SON YORUMLAR

Akkışla Genel Seçim Anketi

BURCLAR


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

E-Posta Listesine Katıl

E-Posta Adresi:

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber Kritik- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber Kritik Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin haberkritik@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir