Haber Kritik
» Irak Suriye Ve Afganistan Üçgeninde Türkiye

Irak Suriye Ve Afganistan Üçgeninde Türkiye - Prof.Dr. Ali Osman Engin

Paylas
Irak Suriye Ve Afganistan Üçgeninde Türkiye
14 Eylül 2021, Salı 19:43:16
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Geriye doğru Afganistan, Suriye ve Irakta yaşanan olayların bire bir hayata geçirilen somut durumlar olarak olay boyutunu tarih ve tarihçilere bırakıyorum. Çünkü bir olay bilim olan tarih; hangi derinlik ve ölçekte olursa olsun, yaşanan olayları yer, zaman ve tarih göstererek inceliyor. Bu konularda yapılan yorumlar da tarihçilerin kendi düşüncelerini yansıtmaktadır. Çok üst akıl diye adlandırılmaya başlanan küresel güçlerin insan hakları ve demokrasi kültürüyle asla eşleşmeyen davranış biçimleri ile taşeronluğunu yapan emperyalistlerin, en arka plandaki bütün zamanları kuşatacak beklentilerini karşılaması umulan stratejilerini, bire bir yaşanan o somut olaylardan yola çıkarak ulaşılabilecek genellemeler adına algı boyutlarıyla ve temelde kişisel bir bakış açısıyla analiz etmek, ölçüp değerlendirmek ve birtakım rasyonel sentezler yapmak istiyorum.

Buna gerçekten Devletimiz ve Milletimiz adına ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Hiç şüphe yok ki, daha uzun olduğunu düşünmek durumunda olduğum ve en azından beş bin yıllık uzun bir tarihsel sürece sahip Türk Milletinin kurup yaşattığı ve hep birbirinin devamı olarak kan verip canlı tuttuğu Türk Devlet Geleneğinde yaşanan tecrübe ve deneyimler yolumuza ışık tutmaktadır. Bu temel varsayıma ve dünya ölçeğinde yani küresel yaşantı, tecrübe ve deneyimlere göre devletimiz güçlüdür, bu güce ve tecrübeye dayalı küresel boyutlu stratejiler geliştirilmekte ve gerektiğinde çok sert, gerektiğinde yumuşak akıl gücüyle hayata geçirilmektedir. Bilinmelidir ki, her oyun kurucu güç, her ne kadar arka plânda olan tüm parametreleri kullanarak oluşturduğu senaryoları harekete geçirse de, hedeflediği nihai noktalara varamayabilir. Sahnelenen oyunlar sonuç itibariyle beklentileri karşılamasa da; size karşı olan cephelerde korku ve en azından endişe yaratacaktır. Buda psikolojik bir avantaj sağlayarak olası yeni senaryolara ivme kazandırabilir. Potansiyeliniz olsa da eğer bunu yapamıyorsanız, ortaya koyduğu emarelerle kurumaya yüz tutan bir ağacın meyve verme beklenti ve hayalleriyle baş başasınız demektir.

Her insanın doğumla getirdiği kalıtsal miras değerleri çerçevesinde öğrenmesi kendisine özeldir ve bu özelden edinilen öğrenmeler kapsamında geliştireceği felsefe ve düşünce de, kaderin adaleti çerçevesinde kendisine münhasır olacaktır. O zaman uzmanlık, liyakat, farkındalık ve hukukla belirlenen dürüstlük ölçeğinde, İbni Haldun’un deyimiyle her şahsiyetin devlet aklının faydalanabileceği düşünsel yol haritaları çıkarabilmesi gerekir. Modern toplumlarda çok önemli çalışmalar yapan düşünce kuruluşları örnek gösterilebilir. Felsefenin ve modern bilimin temelinde olan araştırma yöntem ve teknikleri de göz ardı edilmemelidir. Çünkü içerisinde yaşadığımız bu zamanda; bu manada tabiri caiz ise sallam seyit ya da temiz sanılan kirli odakların ağızlarına beyit olan; akıl, vicdan, ar ve namus cihetinde meyyitlerin ortaya çıkıp; okumadan hakim ve yazmadan katip olan çok söz bilenler gibi, geleceğimiz olan hayal dünyamızın tertemiz söz bayrağı mana cümlelerini katletmektedirler. Devlet denilen soyut kavram ancak yasama, yürütme ve yargı erklerinin işlerliği ve kuvvetler ayrımı prensibi ile somut hale gelir ve işlevlerini yürütür. İşte ancak o zaman sosyal hukuk devletinden bahsedilebilir. Böyle bir hukuk devletinde amasız ve fakatsız etik ve ahlâk da kendisini temellendirmiş olacaktır. Etik ahlâk felsefesidir ve ahlâkî değerler üzerinde çalışır. Bu çerçevede ulaşılan norm ve genellemeler bir anlamda nesnel olarak geneli kuşatıcıdır. Dolayısıyla etik ilkelerden ve ahlâkî davranışlardan bahsedilebilir. Etik ve ahlâkî olmayan herhalde hukuki normlara da uygun sayılmaz. Ancak hukuki normlara uygun fakat ahlâkî olmayan davranışlardan da bahsedilebilir. Günümüzde biraz cari olan yalan, dolan, çarpıtma, hile, hurda ve aldatmaya da bu çerçeveden bakılabilir. Eğitim sistemimizi bu ve benzeri deforme edici parametrelerden duyuşsal alan değerleri olarak arındırmak zorundayız.

Bilindiği gibi Yemen’ de fitili ateşlenen ve ülkemizin güneyinde Arap Baharı yalanı ve aldatmasıyla sınır komşumuz Irak’ta başlayan olayların nasıl, nerede ve ne zaman başladığı çok önemli değildir. Çünkü olaya bakarak o an itibariyle çeşitli sebeplerden ve farklı değişkenlerden yola çıkıp objektif, somut ve akılcı değerlendirmeler yapılamaz. Yaşanan olay süreci içerisinde verilen molalarda ortaya çıkan ve her zaman çıkma ihtimali olan olgulara bakılmalıdır. Irak’ta bir kaos yaratılmış, bu kaosla beraber çıkarılan iç kargaşa ve dış müdahaleyle mevcut Irak devlet yönetimi yıkılmıştır. Bu sonuca dayalı olarak; güney sınırlarımız Irak devleti nezdinde güvensiz ve korumasız hale getirilmiştir. Bu durum hain terör örgütünün kanına kan ve canına can katmıştır. Ülkemizle sınır olan bir ayrılıkçı devlet oluşmaya başlamıştır. Neticede Irak bir anlamda parçalanmış ve bu durum ülkemize, yürüttüğü terörle mücadele çalışmalarına daha fazla bir maliyet getirmiştir. Bu konuda çok daha derin detaylara inmek istemiyorum, anlaşılan odur ki, açık hedef Türkiye ve Türk Milletidir. Batı emperyalizminin kurguladıkları sömürü düzen ve hayallerini engelleyebilecek yegâne güç; esasında artık küresel oyunlar sahnelemeye başlayan Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Bunu temeli çürük veya boş bir iddia olarak ortaya koymuyorum. Tarihsel bilinç ve şuurla geçmiş, şimdi ve gelecek pencerelerinden bakıldığında bunu anlamak zor olmayacaktır. Artık her şeyin kendilerine havale edildiği o üst aklında bana göre gördüğü gibi; tüm evren ve insanlığı rahatlatabilecek, geçmiş yaşantı ve tecrübelerden alınacak derslerle geliştirilecek yeni medeniyet tasarımlarıyla bunu başarma şansına sahip olan millet, her türlü farlılık ve zenginliğiyle Türk Milletidir ve şüphesiz bunu harekete geçirecek devlette Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Bunun alt yapısı vardır ve çok çarpıcı sinyaller gelmeye devam ediyor. Sömürü düzeninin taşeronu olan emperyalistler, bunu engellemek ve çocuğu daha dünyaya ayak basmadan boğmak ve yok etmek isterken, olası ihtimalleri de göz ardı etmemeye ve aksi bir durumda istifade etmeye yönelik senaryolar da geliştirmişlerdir. Onun için dönüp bakmayı hayal ettikleri bazı pencereleri hep açık tutuyorlar. Avrupa Birliğine üye olma hayalimize karşı ortaya koydukları tepkilerde olduğu gibi. Irak olayında Türkiye’nin Orta Doğu Coğrafyasına girme ihtimali olan kapıların kapatılması hedeflendiği için iş Irak’la bitmemiş ve Suriye devreye sokulmuş ve Orta Doğuya açılan kapılar birer birer kapatılmaya başlanmıştır. Irak’tan alınan birtakım derslerle Suriye’de daha etkili olması hedeflenen oyunlar sahnelenmiştir.

Dedim ya onlar her senaryoyu sahnelemeye çalışırken, etki ve yarattığı tepkiler olarak henüz anlayamadıkları, karşı senaryolar geliştiremedikleri durumlarla da yüzleşebiliyorlar. Gerçekten bizler bazı karar ve davranışların hayırlara vesile olmasını beklerken şer ve şer olduğunu düşündüğümüz birtakım tutum ve davranışların hayra vesile olduğunu görüyor ve yaşıyoruz. Suriye’nin Kuzeyinde gerçekleştirdiğimiz Afrin, Zeytin Dalı ve diğer operasyonlar bu iddiamızı desteklemektedir. Hakikaten bizim ortaya koyduğumuz irade ve eylemler onların plân ve programlarını da belirlemektedir. Amerika’nı Suriye’nin Kuzeyinde kurmaya çalıştığı terör devleti de bu çevirme harekatının devamıdır. Türkiye’nin etkili ve oyun kurucu bir küresel güç olması ile ilgili geliştireceği senaryoları hayata geçireceği sahnelerden birisi Orta Doğu, diğeri de Afganistan’dır. Çünkü Afganistan da zamana meydan okumaya başlayan Türk Dünyasına açılan bir kapıdır. Emperyal küresel güçler önce İngiltere, sonra Rusya ve en sonunda da Amerika’yı muhtemelen Çin’le beraber o kapıyı da tutmaya yönlendirmişlerdir. Dikkat edilirse her ne kadar Amerika ve Çin rekabeti dillendirilse de, bu hedef için çok rahat bir şekilde işbirliği yapabiliyorlar. Onun için Afganistan da yönetimi ele geçiren Taliban yetkilileri Afganistan’ın yeniden inşası için ana paydaşın Çin olacağını beyan ediyor. Amerika Afganistan’dan asker kaybederek çekilirken, kurup gizli veya açıktan desteklediği terör yapılarıyla bölgeyi niyet ve beklentilerine uygun olarak kontrol edeceğini umuyor. Hedef Türk Dünyası ve Türk Milletidir.

Türk Devletinin yetkililerinin olaya bu perspektiften bakmasını öneriyorum. Mesele kadın hakları, demokrasimi değil mi, yeraltı veya yerüstü doğal zenginlikler sarmalında açıklanamaz. Dünyayı yeniden düzene koymaya çalıştığı iddia edilen üst aklın bütün alternatifleri ortaya koyarak oynattıkları oyun ve gerçekleştirdikleri müsabakalarla galipler üzerinden hesaplarını yapıyorlar. O hesaplarda muhtemel galibin Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve tüm farklılıklarıyla Türk Milleti olacağı gerçekliği ortaya çıkmıştır. Elbette ki bu oyunda Rusya’nın üstleneceği rol de temel parametrelerden birisi olacaktır. Doğuda Ermenistan ile gerçekleştirmesi beklenen kuşatma Azerbaycan – Ermenistan savaşıyla bir bakıma yarılmış ve bertaraf edilmiştir. Bu sürece nasıl gelindiği iyi analiz edildiğinde tezimiz daha sağlam temellere dayanmaktadır.

Yüce Rabbim Devletimizi ve Milletimizi korusun ve yüceltsin.

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Foto GaleriTÜMÜ
Video Galeri
Video GaleriTÜMÜ

ÇOK OKUNANLAR

SON EKLENENLER

ŞANS OYUNLARI


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

Gazeteler:

Hava Durumu


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ :

Bekleyiniz
İçerik Yükleniyor...

SON YORUMLAR

Akkışla Genel Seçim Anketi

BURCLAR


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

E-Posta Listesine Katıl

E-Posta Adresi:

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber Kritik- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber Kritik Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin haberkritik@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir