Haber Kritik
» Tayyip Erdoğan'ın Medyaya Doğrudan Müdahelesi

Tayyip Erdoğan'ın Medyaya Doğrudan Müdahelesi

AKP iktidarı Paralel Kürt Devleti yapılanması ana sözleşmesini İmralı’dan yazan Öcalan ve onun yürütme komitesi başkanlığını yapan Murat Karayılan, Cemil Bayık ve Sabri Ok hakkında herhangi bir işlem yapılmamıştır. Kırmızı bülten çıkarılmamıştır.
Paylas
Tayyip Erdoğan'ın Medyaya Doğrudan Müdahelesi
Ekonomi - 05 Şubat 2014, Çarşamba 13:34:33
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri Gündemi değerlendirdi

 

Tayyip Erdoğan’ın Medyaya Doğrudan Müdahalesi

Hemen hergün Başbakan Erdoğan’a ait bir ses kaydı medyaya düşmektedir. Bu defada Başbakan Erdoğan'a ait olduğu iddia edilen telefon kayıtlarına göre, 4 Haziran 2013’de Başbakan Erdoğan'ın Habertürk'ten Fatih Saraç'ı arayarak, rahatsız olduğu bir yayını kaldırma talimatı veriyor. İddiaya göre Erdoğan Saraç'ı azarlayarak, Devlet Bahçeli'nin konuşması için "ne gerek var?" diyor.

Twitter'dan yayın yapan "Haramzadeler" hesabının paylaştığı tapelere göre, 4 Haziran günü MHP lideri Bahçeli'nin yaptığı bir konuşmanın Habertürk'te altyazı olarak verilmesinden rahatsız olan Başbakan Erdoğan, Habertürk'teki Fatih Saraç'ı Fas'tan arayarak yayının kaldırılması talimatını veriyor.

İddialara göre Erdoğan, Ciner’in ticari işlemlerini önce tıkadı, sonra önünü açma karşılığında yakın adamı Fatih Saraç’ı Habertürk’e yerleştirdi. Ciner'in ticari faaliyetleri baskı altında tutuluyordu. Bakanlıktaki dosyaları sadece Erdoğan’ın oluruyla imzalanıyordu. Böylece Ciner grubuna bağlı Show ve Habertürk, fiili olarak Erdoğan tarafından yönetiliyordu. İnternette yayınlanan tapelere göre, Erdoğan Gezi'nin ilk günlerinde yaptığı yurtdışı seyahatinde bile Habertürk’ü izlemiş ve Saraç’ı arayıp yayına müdahale etmiş.

Bu haberi yalanlayarak geçiştirmek mümkün değildir. Çünkü malum televizyonlar AKP’nin genel merkezinden yayın yapar gibi yayınlarını sürdürmektedirler. Bu yayınların iktidarın baskısı altında yapıldığı, tartışmasız gerçektir. Unutmayalım “gerçeğin alıcısı vardır, kurbanları yoktur!”. Gerçek insanları özgür kılmaktadır ve iktidar gerçekleri halktan saklayarak toplumu kendisinin rehinesi haline getirmektedir.

            Bu durumun bir karşılığı vardır o da Tayyip Erdoğan’ın haddini fena halde aşmış olduğu, basın ve ifade özgürlüğüne kast konusunda suçüstü yakalandığıdır.

            Her şeyden öte Başbakan Erdoğan bir televizyon kanalının yayınına bizzat müdahale ederek başta Anayasanın Basın ve Yayın Hürriyeti ile ilgili 28inci maddesini ‘ayaklar altına alarak’ anayasal bir suç işlemiştir.

Olan bitenler Türkiye’deki televizyon ve gazetelerin tek ses, tek tip ve tek formatta yayın yapmalarının, aynı manşetlerle çıkmalarının nedenini ortaya koymuş bulunmaktadır.

Türkiye, muhalefet liderinin sözlerinin halka duyurulup duyurulmasına bizzat başbakanın karar verdiği bir ülkedir.

Bunun bizzat kendisi tarafından ve pervasızca yapılması da işin bir diğer boyutudur. Otoriter sistemlerde bile bu tür müdahaleler devletin çeşitli birimleri kullanarak yapılır. Başbakan Erdoğan’ın bizzat kendisi ve doğrudan sansür yapıyor.

Özelde Tayyip Erdoğan’ın genelde ise AKP İktidarının demokrasi, hukuk ve ifade özgürlüğü anlayışı budur.

2002 yılında iş başına gelmiş olan AKP bugün artık hegoman bir iktidardır.

Türkiye bugün yargı yürütmenin rehinesi haline gelmiş, muhalefet liderinin sözleri bizzat başbakan tarafından sansürlenir olmuş, interneti engellenmiş, basını ezilmiş ve üniversitesi susturulmuştur.

Türkiye’de AKP iktidarı otoriterleşmede sınır tanımamaktadır. Öyle ki iktidar hayatın her alanına ve bütün özgürlüklere müdahaleyi kendisinde bir görev ve hatta hak olarak görüyor. İş adamından gazetecisine, içkiden ayrana, kürtajdan heykele, çevrilen dizi filminden atılan manşetlere, televizyon yayınlarına kadar hayatın her alanına bizzat Tayyip Erdoğan müdahale etmektedir. Köşe yazarlarının yazılarının satır aralarına bile müdahale söz konusudur.

Herhalde bu büyük millet 30 Martta AKP’nin totaliter uygulamalarına uygun bir cevap verecektir!

Gazeteci Soru Soruyor Başbakan Azarlıyor!

Gazetecinin görev soru sormaktır. Doğru cevap için de doğru soru sormak esastır. Fikir özgürlüğünün ve demokrasinin olduğu yerlerde gazeteci en ters ve tahrik edici soruyu da sorabilir. Soru sordu diye gazeteci azarlamak, fırçalamak ya da suçlamak ancak totaliter rejimlerde söz konusu olabilir.

            Demokrasi kültüründen yoksun, kibirli ve otoriter yöneticiler ancak kendilerine yöneltilen sorular için gazeteciyi azarlar ya da suçlar.

            İşin daha da vahimi gazeteci arkadaşının haksız bir isnat ve azarlamaya muhatap olmasına karşın diğer basın çalışanlarının bu duruma karşı korkarak sessiz kalmalarıdır. Bu durum baskının ancak müsait olanlara yapıldığını ve basının baskıya müsait hale getirildiğini göstermektedir.

            Basının çok uzun süre baskı altında tutulamayacağını tecrübelerle sabittir.

            Yandaş gazetecilerle, yayın yasaklarıyla gerçeklerin üstünün örtülmesi mümkün değildir. Medyayı teslim ya da satın alarak da bunun başarılamayacağını iktidar en kısa sürede görecektir.

            Gelişmeler Türkiye’de demokrasi ve ifade özgürlüğünün geldiği yeri göstermektedir.

            Nitekim yeni yayınlanan Freedom House raporunda bu durum konu edinilmiştir.

            Bu raporda Türkiye’de; -“Medya, hükümet tarafından uygulanan çok büyük bir baskıyla karşı karşıya…” olduğunu ve geçtiğimiz yılda da “Geçen yıl onlarca gazeteci hükümet baskısı nedeniyle işini kaybettiğini” yazıyor. Bu bağlamda  Türkiye’de “Hükümet yetkililerinin gazetecilere yönelik tehditleri olağan” hale geldiğinden söz ediyor. Sonçta da aynı rapor diyor ki: “Hükümetin,  Aralık 2013’te ortaya çıkan büyük çaplı yolsuzluk skandalının ardından ifade özgürlüğünü baskı altına alma yönünde gittikçe yoğunlaşan girişimleri var.”

            Raporsa rapor daha ne yazsın!

Öyle görünüyorki AKP adeta kendisine siyasi ötenazi uyguluyor. Umarız demokrasiyi de kendisiyle birlikte öldürmez!

Yolsuzluk İddiaları!

Villa pazarlıkları, Urla’daki araziyle ilgili konuşmalar ve nihayetinde Sabah/atv televizyonunun AKP’lilileştirilmesi için Başbakanlık nüfuzu kullanılarak oluşturulan havuz konusundaki iddialar inanılmazdır.

Yüzde 10’la ihale kopardığını söyleyen de var. “Sı­ra­da 4’lük (4 mil­yar do­lar­lık) bir iş var” diyen de.Sa­bah-at­v’­yi sa­tın al­mak için “pa­ra ha­vu­zu­nu na­sıl oluş­tur­duk­la­rı­na iliş­ki­n” id­di­alar ise tüyler ürperticidir.

Bu iddialara verilecek cevabı olmayanlar mahkeme kararı ile bu iddiaların kamu oyuna duyurulmasını engellemektedir.

Türkçe’de bir atasözü “ateş olmayan yerde” dumanın olmayacağını söyler. Devleti çıkar amaçlı olarak bu denli kirletmenin mantığı ve özrü olamaz!

Türkiye’ye Pusu Kuruluyor!

Güneydoğu’da durum giderek kötüleşiyor. KCK, bölgede vergi topluyor, yargılama yapıyor, kaymakam atıyor ve güvenlik kontrolü yapıyor.

               Bölgedeki terör faaliyetini ve teröristleri sadece seyretmesine izin verilen asker, idari yetkililer ve polis olanı biteni gözleyen seyirciye dönmüş durumdadır.

               PKK’nın Kuzey Suriye kolu PYD, birbiri peşi sıra özerk kantonlar ilan etmektedir. Son olarak PYD’nin Afrin kantonunda ilan ettiği özerk yönetim töreni Öcalan’ın posteri altında yapılmıştır.

               Meydana gelen gelişmeler AKP’nin “çözüm ve süreç” bağlamında Türkiye aleyhine meydana gelen gelişmeleri PKK/PYD/İmralı ve Barzani’yle birlikte yürüttüğü anlaşılıyor. Ortadan Türkiye’nin birliğine ve bütünlüğüne yönelik kurulmuş bir pusu vardır. Bu pusunun bir numaralı sorumlusu da AKP’dir.

               Bir Mektup Ermenilere

               Terörist başı, kendisine AKP iktidarının sunduğu imkânlarla İmralı’dan Ermeni halkına karşı bir mektup yazmıştır. Böylece Türkiye’ye karşı Ermeni terörist şebekelerinin işbirliğini sağlamaya çalışmıştır. Bu mektupta Öcalan kendisini ve PKK’yı sadece Kürt halkının değil; bölge coğrafyasının bütün halklarının ve inançlarının özgürlüğü için mücadele eden’ bir kişi ve örgüt olarak tanımlamıştır.

               Öcalan adeta Ermeni teröristlerin liderliğine soyunarak aynen şunları söylüyor: “Ermeni halkına yönelik geçen yüzyılın başında uygulamaya konulan soykırım planı bu politikaların en iğrenç ve zalim olanlarındandır… Türkiye Cumhuriyeti'nin de olgunlukla meseleye yaklaşması ve bu acılı tarihle yüzleşmesi kaçınılmazdır.”

               Leyla Zana’nın, 23 yıl aradan sonra Öcalan’la 25 Ocak’ta İmralı’da görüşmüştür. Leyla Zana Öcalan’dan Barzani’ye iletilmek üzere bir mektup almıştır.

Zana’nın  kısa süre içinde Erbil’e gidip mektubu Barzani’yi vermesi, oradan Kandil’e geçip mektubun içeriğini KCK yönetimine iletmesi bekleniyor. Barzani’nin Davos toplantısına katılmak için Avrupa’da olması, buradan da ABD’ye geçeceğinin açıklanması nedeniyle görüşme gerçekleşememişti. Ancak Barzani ile Avrupa’da görüşeceği ileri sürülen Zana’nın, ABD ziyareti ertelenen Barzani ile Selahattin kentindeki sarayında görüşeceği öğrenilmiş. Görüşmenin bu hafta içinde gerçekleşmesi bekleniyor.

Medyaya yansıyan haberlere göre Suriye’nin kuzeyinde oluşan yönetimi paylaşamayan PKK ve KDP arasında süren gerginlik anlaşmaya doğru gidiyor. PKK’nın “eşbaşkanlık” ısrarına Irak Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani direniyor. Öcalan’ın, Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana aracılığıyla Barzani’ye gönderdiği mektupla düğümü çözme yolunda önemli adım atıldı. Öcalan, Kürt kongresine Barzani’nin başkanlık yapması halinde Zana’nın ikinci isim olarak kongrede görev almasını istiyor.

Öcalan’ın mektubunun, Erbil’de toplanması beklenen Ulusal Kürt Kongresi ve Rojava’nın geleceği konusunda Barzani’nin talebine yanıt niteliğinde olduğu öğrenildi. Mektupta, Rojava’da PKK paralelinde faaliyet gösteren PYD ile KDP’nin desteklediği oluşumların ortak zeminde buluşmasını sağlayacak talep ve planlar yer alıyor. Mektupta, Barzani’ye kısa, orta ve uzun vadeli planlar aktarılıyor.

Olan biteni uluslar arası analistler   ‘ABD’nin “Büyük Ortadoğu Planı” çerçevesinde Kürdistan haritasının oluşması’ olarak nitelendirmektedir.

 AKP yetkilileri ise bunu "Öcalan sağlam duruyor. Hükümetimiz kararlı bir biçimde bu sürecin arkasında duruyor” diyor.

Öcalan’ın Statüsünü AKP Fiilen Stratejik Bir Konuma Yükseltmiş Durumdadır!

Gelişmeler terörist başının ‘konumumu stratejik bir seviyeye yükseltin’ talebinin AKP tarafından fiilen yerine getirildiğini göstermektedir. Öcalan’a, İmralı’daki hapishaneden gelişmelere müdahale etme imkânı tanınıyor. Öcalan bu süreci kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı mücadele eden içeride ve dışarıdaki güçleri birleştiriyor. Kuzey Suriye’deki kantonların oluşturulmasını sağlıyor. Ermeni örgütleriyle işbirliği yapılmasını temin ediyor.

Öcalan’ın hükümlü statüsünü AKP resmen olmasa da fiilen stratejik bir konuma yükseltmiş durumdadır.

AKP Türkiye’nin birliğine ve varlığına karşı terörist başıyla işbirliği yaparak suç işliyor.

Kuzey Suriye’de ilan edilmiş olan kantonal yapıların benzerlerinin “Büyük ya da bütünleşik Şehirler” ya da benzer formlar altında bir başka biçimde Türkiye’de oluşturuluyor.

Öcalan, Karayılan ve Bayık Hakkında KCK’dan Dolayı İşlem Yapılmamış!

AKP iktidarı Paralel Kürt Devleti yapılanması ana sözleşmesini İmralı’dan yazan Öcalan ve onun yürütme komitesi başkanlığını yapan Murat Karayılan, Cemil Bayık ve Sabri Ok hakkında herhangi bir işlem yapılmamıştır. Kırmızı bülten çıkarılmamıştır.

KCK yürütme komitesi ve lideriyle ilgili olarak kırmızı bülten çıkarılıp çıkarılmadığı ya da hangi işlemin yapıldığına yönelik soru önergelerimize verilen cevaplar da soruşturmanın halen sürdüğü ifade edilmektedir.



OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Foto GaleriTÜMÜ
Video Galeri
Video GaleriTÜMÜ

ÇOK OKUNANLAR

ŞANS OYUNLARI


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

Gazeteler:

Hava Durumu


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ :

Bekleyiniz
İçerik Yükleniyor...

SON YORUMLAR

Akkışla Genel Seçim Anketi

BURCLAR


Yukleniyor
İçerik Yükleniyor...

E-Posta Listesine Katıl

E-Posta Adresi:

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber Kritik- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber Kritik Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin haberkritik@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir